Umudun ışıklarına açık mektup

Bexşî Günay 14.01.2008 Elmanya

Kanaatima göre „Umut“ demek, insanoğlunun yaşama sevinci ve isteği demek, insanoğlunun geleceğe yönelik pılan ve projeleri demek. Bir halkı uluslaşmaya sevk etmek demek ve dahası insanoğlunun yaşama sıkı sıkıya sarılması demektir.

Aksisi ölüm demektir. Yani umudun bitiği yerde ölüm başlar. Umudun çelişkiye dönüştüğü an ise, ister birey, ister toplum, ister bir halk olsun, bu onlarin, güçsüzlüğünün göstergesidir, güçsüzlükte onların erimeye yüz tutması ve asimilasiyona davetiye çıkarması demektir.

Fazla uzatmadan yazımın konusuna gireyim. Benim için birinci derecede önemli olan asırlardir zülümkar ve zorbalarla savaşan, ölümüne kendi kültür, din ve dilini savunan Êzîdî halkıdır, yani benim halkım. 80´li yılların başlarında başlayan Kürt Ulusal Kurtuluş Mücadelesi ile devlet güçleri arasında yaşanan çatışmalardan dolayı, diğer birçok kürt ailesi gibi Êzidilerde kutsal topraklarından göç etmek zorunda kaldı.

Êzidilerin tarih boyunca yaşadıkları katliam, sürgün ve göç kendi ülkelerinin sınırları içerisinde yaşanmalarından dolayı asimilasyondan kendini korumaları, kendilerine kucak açan dağlar sayesinde fazlada zor olmamıştır ama buna karşılık, yaşam koşulları oldukça çetinleşmiştir. Yaşanan son göç ise, diğer yaşanan göçlerin tam tersi olmuştur. Êzidi halkı kutsal toprakları terk etmek zorunda kalmış ve dünyanın dört bir yanına dağılmıştır.

Êzîdî halkının bu göç ile birlikte yaşayan olumsuzlukların başında, inançları hakındaki yanlış bilgilendirmeden dolayı, genarasiyonlar arasında yaşanan çelişkiler, Êzîdî halkını olumsuz etkiliyor. Hata kanayan yarası olarakta yorumlamak hiçte abartmiş olmayız. Bu olumsuz gidişat ile birlikte leş kargaları ve cahiller sürüsünün sözde Êzîdî halkı adına yaptıkları bilinçsiz çalışmalarda eklenince, bu olumsuz gidişatı adeta yokuş aşağı ediyor.
Bu cahiller sürüsünün yaptığıi tek birşey var, oda Êzîdî halkını tarihleri ve inançları hakında yanlış bilgilendirmek ve aynı zamanda örgütsüzleştirmek. Bunun nedenide örgütsüz bir halk, kumda yaşayan balık anlamına gelir, yani rahat kandırıla bilen, sövülen ve soyulan bir halk olmasıdır.

Beni üzen ve düşündüren nokta, Êzîdî halkının, umut ışığı konumunda olan Kürt Ulusal Kurtuluş Mücadeleleri adına avrupada çalışma yürüten kurumların bu cahiller sürüsünü desteklemesidir...
Bu Kurdistan´ın bütün parçalarinda yürütülen Kürt Ulusal Kurtuluş mucadeleleri için geçerlidir.

Bu cahiller sürüsünün yaptıkları hataları görmemek mümkün değildir. Bunu görmemezlikten gelmekte kanımca Êzîdîlere karşı dürüst olmamaktan kaynaklanıyor. Sadece Êzîdîlere karşı değil, aynı zamanda asimile olmayan Kürt kültürüne karşı bir samimiyetsizlik olarak görüyorum. Avrupa´da yapılan bu yanlış tavırların, ülkedekî onurlu çalışmalar yürüten insanların müdahele etmesi gerektiği kanaatindeyim.
Şayet birileri kalkıp benim avrupayı ülkeye şikayet ettiğimi söylüyorsa, doğru söylüyor..


BEN AVRUPAYI ÜLKEYE ŞİKAYET EDİYORUM..!!!


Ve bununla birlikte Umudun ışıklarına sorularım olacak

Bu cahiller sürüsünün biografisi konusunda bilginiz varmı?

Bu cahiller sürüsünün pıratik çalışmaları hakında bilginiz varmı?

Bu cahiller sürüsünüm eğitim derecesi konusunda bilginiz varmı?

Bir atasözü olan „ teoride kendini iyi satan, pıratikte beş kuruş etmez“ dediğini hatırlatarak, yani Kürtçede „ziman dirêjê bê fihil“ deniliyor

Bu cahiller sürüsünün şimdiye kadar Êzîdî halkının kaç sorununu çözmüştür.? Bu konuda bilginiz varmı?

Pekî bu cahiller sürüsünün dahil olmadığı, Êzîdîler içinde gelişen olumlu gelişmelerin, bu cahiller sürüsünün Ulusal Kurtuluş Mücadelelerinin ismini kullanarak engellenmek istediklerinden bilginiz varmı?

Bu cahiller sürüsünün Êzîdî halkının sorunlarını gittikçe çoğaltıklarından bilginiz varmı?
Aslinda sorulacak o kadar sorular varki sonu gelmez ama ben son sorumu sorayim.

Peki sizler için gerçekten Êzîdî halkının sağlığı önemlimi?

Bu sorunun cevabını ben verebilirim. Evet önemli, çünkü önemli olduğu konusunda hiç şüphem olmadı, olmaz ve olmayacakta.
Bundan dolayıdır ki, size yaşanan olumsuzlukları aktarmaya çalışıyorum.

Eğitimsiz, kendini geliştirmemiş, kulaktan duyduklarıyla yol göstermeye çalışan, bu cahiller sürüsünün çalışmalarını senelerdir yakından takip ediyorum. Bu kadar olumsuz bir çalışmayı yürütenleri Êzîdîlerin önderleri, aydınları ve Êzîdilik üzerine bilgi kaynağı gösterilmeleri kaygı vericidir.

Çünkü, eğitimsiz, kendini geliştirmemiş, kulaktan duyduklarıyla yol göstermeye çalışan bu cahilller sürüsünün, ardından giden insanların bir çoğu tutuculaştı ve Êzidilik inancını kendi rayından çıkardılar, Êzidilik inancının temelini oluşturan ögeleri hiçe sayarak, katı kurallı bir inanç şekline sokmuşlar (veya sokulmaya çalişmaktalar).

Kendi uydurduklarını Êzidilik felsefesiymiş gibi gösterilmektedirler.
Bu cahiller sürüsü, bu tavırlarını Kürt Ulusal Kurtuluş Mücadelelerinin tavriymış gibi göstermekteler. Onların bu yalan dolanlarına alet olmayanlarıda Kürt Ulusal Kurtuluş Mücadelesine karşı olduklarını idia etmekteler.
Bu cahiller sürüsü açık bir şekilde Kürt Ulusal Kurtuluş Mücadelelerinin isimlerini kendi çıkarları doğrultusunda kulanmaktalar. Bunların içinde Kürt halkı içinde „revok“ olarak bilinenlerde bulunmaktadır.

Son olarak şunuda belirteyim, yaşanan bu kadar olumsuzluklara rağmen umutsuz değilim.
Çünkü Kürt kültürünü asimileleştirmeden yaşamları pahasına asırlardır koruyan Êzîdî halkı er veya geç anlaşılacak ve Kürt halkı içerisinde sadece sözde değil özde, haketiği yerde olacaktır. Bununla birlikte bu cahiller sürüsü ile olan ilişkileride gözden gecireceğinizi umut ediyorum.

Saygılarımla

ÊZÎDÎ TV Zindî (Live)

Rediyo Dengê Êzîdxan
Gav bi Gav Warê Êzîdîya>>> Adim Adim Êzîdîlerin Yurdu
HUNERMENDÊN ÊZÎDÎ
Bexsi Günay

TEVAHÎYA NIVÎSAN

BÜTÜN YAZILARI

Jibo kesên bi telefonê gelekî di axivin û di Cîhana WWW digerihin, derfetek MEZIN. Axaftina û Rêwîtîya di cîhana WWW´de bê sînor...!!!

WEBHOSTING
PASIN (REKLAM)
 
HEVPEYVÎN
LÊKOLÎN
NAVDARÊN ÊZÎDÎ

Tekilî (Kontakt)