SERRUPEL
NUÇE
DENGÊ ÊZÎDXAN
SPORT
HEVPEYVÎN
AGAHDARÎ
ÊZÎDATÎ
WARÊN ÊZÎDÎYA
ÇAND û HUNER
LÊKOLÎN
NAVDARÊN ÊZÎDÎ
TURIK (LÎNK)
www.ezidi.de
www.ezidi.eu
www.bexsi.de
 

Tekilî (Kontakt

WEBHOSTING
HUNERMENDÊN ÊZÎDÎ
NIVÎSKAR
PASIN (REKLAM)
 

Tawıs-i Melek´ın izinde (1)

 

 

yayın: 08.12.2006

Êzidilik inancı hakkında bilen de bilmeyen de bu güne kadar yığınla söz söyledi. Bazıları kendi uydurduklarını öne sürerek, Êzidilik inancının Maaviya- nın oğlu Yezid´de yani ameviliğe bağlı bir inancmış gibi sundu, bazıları gerçekte hiç olmayanları olmuş gibi göstermeye çalıştı.

Gün oldu "Êzidiler Kürt mü değilmi?" tartismasina dönüstürüldü, gün oldu "Êzidilik inancını Şîxadî El Hakarî ( bin Misafiir olarakta biliniyor) den sonra yayan bir inanç, bazende Ş îxadî El Hakarî´den öncesi belli olmayan bir inanç, " şeklinde tartışıldı. Êzidilerin“ kötülüğe tapanlar olduğunu, "Mum söndürdüğü, anne, bacı kardeş tanımadıkları" gibi insan mantığına asla sığmayan uydurma sözcüklerle Êzidi toplumu aşağılandı, "Êzidilerin kestiği yenmez" denilerek insanlar arasına sınırlar çizildi,“ düşmanlık körüklendi "Êzidileri katletmek cayizdir denildi. ve diyenler ilgi gördü ve göklere çıkarıldı. Bazi siyasi odaklar tarafıindan özel olarak Êzidileri katletme eylemleri organize edildi. Ve şimdiye kadar 72 kanlı ferman değil 1072 kanlı ferman yaşadı Êzidi toplumu.

Ama gerçekler hep saptırıldı, ve adeta Êzidilik inancını kötülemek için ellerinden geleni yaptılar. Bu yapılanlara bilinçli veya bilinçsiz Êzidi toplumuna mensup kişilerde, bazen katliamlarda aktif rol alarak bazende ajanlık yaparak yer aldılar.

yaşadıkları katliamlardan dolayı kitalara yayılan Êzidiler. Türkiye, Süriye, Irak, Iran dört parçaya ülkeri bölünen ve eski sovyetler birliğinde dağınık bir şekilde yaşayan ve 3,5 milliyondan fazla bir nüfusu olusturan bu insanlar neden yüzyillar boyunca horlandı, aşağılandı, toplum dışına itilmeye çalışıldı? Ve neden Êzidiler kendi aralarında gerçek anlamda bir birliğe ulaşamadılar?

Bu gün yazılı ve görsel basına baktığımızda Êzidiliği anlatan, ya da anlattığını ileri süren yüzlerce kitap görebiliyoruz. Ama bilinen gerçek; bütün sorulara net bir şekilde yanıt verebilecek, herkesin ortak kitabı haline gelebilecek bir kaynağın bulunmadığıdır. İşin ilginç tarafı, Êzidi toplumuna mensup kişi veya kurumların Êzidilik inancıyla ilgili yazdıklarının kaynağını, Êzidilik inancının temelini oluşturan Qawller, Qawlbêjler ve Êzilik inancına bağlı kaynaklar değilde, Êzidilik inancını kötülemek için birbirleriyle yarışanları kaynak olarak göstermişler.

Eğitimsiz, kendini geliştirmemiş, kulaktan duyduklarıyla yol göstermeye çalışan bazı çevrelerin, ardından giden insanların bir çoğu tutuculaştı ve Êzidilik inancını kendi rayından çıkardılar, Êzidilik inancının temelini oluşturan ögeleri hiçe sayarak, katı kurallı bir inanç şekline sokmuşlar (veya sokulmaya çalişmaktalar).

Kimi "Êzidilik bir dindir" dedi, kimi "Êzidilik bir felsefedir" dedi, kimi “Êzidiller bir halktır diye karşı çıktı.

Êzidi toplumun ilerigelenleri aralarındaki ayrılıklar toplumun ayrı odaklara yönelmesinde önemli bir etken oldu. Kurumlaşmalar da daha çok politik ve şahsi kurumlaşma biçimine büründü. Bu nedenle özü "Aşti", sözü "mirovahî" olan bir inancın duyarsızlık ve katı kuralların içinde neredeyse boğulur hale getirildi. Oysa Êzidilikte, çıralar (mumlar) söndürülmez çiralar yakılır.bunun en güzel örneği Şîlan gecesidir. Êzidilik inancında Anne ve Bacının kutsallığı Êzidilik inancının temelini oluşturan Qewller´de uzun uzun anlatılmaktadır.

Bütün bunlar ve değişik bir çok nedenden dolayı, Êzidi toplumuna mensup biri olarak, istedim ki; Êzidilik inancını, kurumlarıyla, yönetimiyle, görenek ve gelenekleriyle, ibadeti, yakarışı ile gerçek kaynaklardan (Êzidilik inancının ileri gelenleri, Qawlleri ve kutsal kitablarından) siz değerli okurlarımıza sunmak.

Konunun güncelliği nedeniyle Êzidiliğ´i yani gerçek Êzidiliğ´i, okurlarımıza tanıtmak istedim. Bu amaçla Êzidi toplumu içinde Qawlbejler olarak bilinen kişiler, Êzidilik inancı içinde büyük bir yere sahip olan ve Êzidi toplumunun önderi olarak bilinen Mir ailesinin ileri gelenleri, Pîr, Qewal, Şeyh ve Peşimam´ın düşüncelerini almaya çalıştım.

Yazımın ikinci bölümünde, ilk olarak Êzidilik inancının, reformisti Misafirin oğlu Sîsxadî Hakarî´nin öncesine gitmeye çalışacağım. Takiben, Êzidilik inancının Zerdüştlükle ne kadar bağlantılı olduğunu siz değerli okurların bilgisine sunacağım,ve son bölümdede Êzidilik inancının Mitarizim yani (Ssemsanîzim=günesse tapanlar ile bağlantısından örnekler sunmaya çalişacağım.

 

DEVAMI VAR...... aynı yazının Kürtçesi için >>>